2. Adım 5
Bir önceki çalışmamızda 6 maddelik açılımı okudunuz. Bugünden itibaren bu maddeleri tek tek inceleyeceğiz.
6/1 Hedefinizi hep pozitif sözlerle anlatın
Ulaşmak istediğiniz hedefiniz için daima olumlu düşünün. Basit bir örnekle ifade etmek gerekirse: Örneğin hedefiniz ay sonunda kapı değiştirmek diyelim. Hedefe odaklanırken kapı fiyatlarının yüksekliğinden değil uygun fiyata nasıl alınabileceğini en yapıcı ve en gerçekçi şekilde konuşun. Bunda da uygun fiyata bulmak mümkün değil gibi cümleler kurmayın. Bütçenizi nasıl ayarlayacağınızı düşünün. Eşinizin babanızın beğenmeyeceğini değil, bunu daha önce neden akıl edemedik diyeceğini düşünün. Yani hiçbir olumsuzluğa yer vermeyin.
(Bu arada şunu hatırlatayım: Henüz hedefe doğru harekete başlama öncesi çalışmalar üzerindeyiz.)
Sonra, kapı için istemediğiniz renkleri değil istediğiniz renkleri söz konusu edin.
Siz hiç ihtimal vermesiniz bile beyniniz, bilinçaltınız sizin kurduğunuz olumsuz cümleleri sıkıntı gibi algılayıp karşıt tepki oluşturmaya girişebilir. Kapı değişikliği fikrini reddedebilir.
Çocukluğumda bir gün deniz kenarında beton zeminde yürüyordum. Bastığım yerler ıslak ve yosunluymuş. Farkında değildim rahatça yürüyordum. Bir adam “orada yürüme düşeceksin” diye telaşla seslendi. O anda o zeminde kayıp düşmekten korktum. Denge kurmamı kontrol edemeyecek kadar bir gerilime girdim. Düştüm.
Niçin? Çünkü önce normal bir şekilde yürümeye odaklanmıştım. O adamın uyarısı beni düşme tehlikesine odaklandırdı. Bu da heyecan, korku, sakınma gibi şeyleri tetikledi.
Bir futbol sahasında kaleci olduğunuzu düşünün. Gelebilecek topları yakalamaya odaklanmışsınız. O sırada herkes “Dikkat et. Topları kaçırma. İşimiz biter.” Gibi uyarıları ısrarla size duyurmaya çalışırsa topa odaklanma motivasyonunuz bozulur, pek çok yöne dağılır. Böylece bir gerilim içinde olursunuz. Artık topu yakalayabilme şansınız azalmıştır.
“Neden korkarsam başıma gelir”
Bu şikâyeti sık duyarız. Bunun sebebi, kişinin korktuğu, kaçındığı şeyi zihninde canlandırması, çevresindeki kişilere anlatmasıdır; böylece hayalen yaşanan bu olumsuzlukları zihin kişinin karşılaşacağı tek sonuç olarak yürürlüğe sokar. Böylesi sorunlarda kişinin korktuğu şey o kişi için varsayılan “gerçekleşecek sonuç” olur.
Bir arkadaşım “ben bu meselelerden anlamam kafam almıyor” diyerek çok basit bir mesele üzerinde çalışmamakta inat ediyordu. Öğrenmezse çok önemli şeyler kaybedecekti. Ben 5 yaşındaki bir çocuğun dahi anlayacağı kolaylıkta o meseleyi yazdım çizdim o kişiye sundum. Uygulamış olmamış. Yalan söylüyor diye düşünüyordum. Sonradan, o kişi kaybedeceğini kaybedince anladım ki yalan değilmiş.
İşte böylece korktuğumuz ne varsa kendi hatamız yüzünden istemediğimiz şeyler kaçınılmaz sonuç olabiliyor. Sen bir kere “ben anlamam” diye kendini şartlandırırsan o şey sana ne kadar ustalıkla yazılsa da çizilse de anlatılsa da sen gözünü kör, kulağını sağır etmişsindir.
Hedef belirlemede istemeseniz de hedefinize karşı sizde var olan kötü bir imaj devreye girebilir. Üstünde düşünürsünüz. Göreceğiniz zararı görürsünüz. Örneğin “Benim şansım bu konuda kötüdür” dersiniz. Hedefe ilerlerken olmadık engeller çıkar. “Yaaa, ben biliyordum zaten!” diyerek isyan eder, adeta zevk alırcasına bunu eşe dosta anlatırsınız. Bütün ümidinizi kaybeder vazgeçersiniz. Oysa aynı engeller başka birisinin karşısına da çıkabilir; o sizin gibi düşünmez, bir yolunu arar bulur engelleri aşar. Aşmaktan zevk de alır. Siz ise aşmak gerektiğini dahi düşünmeden “olmuyor işte olmuyor” deyip geri çekilmişsinizdir.
Peki ne yapacaksınız? Çözümler sonraki çalışmada…
Kategori: 21 Günde NLP |
Etiketler: engellere takılmak, engelleri aşma, hedefe odaklanma, korktuğum şeyler neden başıma gelir, motivasyonun bozulması, pozitif düşünme