Neremizle Dinliyoruz?
Başlık yanlış anlaşılmasın. Yani aklımızla, şuurluluğumuzla, üst bilincimizle mi dinliyoruz? Yoksa işi bilinçaltımıza mı bırakmışız, kulaklarımız işitiyor, bilinçaltımız şimdiye kadar bizzat yaşayarak veya tanık olarak kazanmış olduğu tecrübeler ışığında otomatik tepki göstersin diye bekleyiş içinde miyiz?
İkincisini daha çok yaparız. Düşünme, yorumlama, analiz etme, sorgulama tembeliyiz. İşi bilinçaltına bırakma durumunda bir kediden, bir sincaptan farksız durumdayız. Çünkü bilinçaltımızın aklı ancak o kadardır.
Örnek:
Bir köyde yel değirmeni inşa edilecekmiş. Köylüler su ile çalışan değirmeni biliyor. Başka tür bir değirmen onlara ilk defa anlatılıyor.
Bilirkişiler köylülere her şeyi izah etmiş. Rüzgâr pervaneleri döndürür, çarklar şöyle çalışır böyle çalışır vesaire.
Sonra dikkatle dinleyen köylülere sormuşlar: Bir sorusu olan var mı?
Bir köylü atılmış:
Her şey iyi güzel ama bu değirmenin suyu nereden geliyor?
İşte olay budur. Dinlediğimizi sanıyoruz. Oysa dinlemiyoruz. Değirmen denince, bilinçaltımızda ne kayıtlıysa dinleyeceğimizden alacağımız o kadardır. Su duymamız gerekiyordu, duymadık. Doğal olarak sorduk. Bu değirmen nasıl çalışacak su olmadan? Oysa adamlar her şeyi anlatmıştı. Biz dinlediğimizi sanıyorduk. Anlamadığımızın farkında bile olmadan “anladım” diyorduk. Teşekkür ediyorduk.
Kategori: Bilinçaltı |
Etiketler: Bilinçaltı, bilinçaltı nasıl çalışır, şuurüstü
10 Ağustos 2008, 23:46 tarihinde.
[...] Bilinçaltımız ile ilgili başka bir kısa yazım için buraya tıklayın: Neremizle Dinliyoruz? [...]
11 Ağustos 2008, 21:00 tarihinde.
Bence bilinçaltı ile de dinlemek bir marifettir.
Hiç dinlememenin yanında o da iyidir.
Yukarıdaki örnek te iyiymiş.
Bana da TV izlerken bazen anem mutfaktan birşey getirmemi istiyor, ben de TV ile ilgili olduğumdan yeterince dinlemeden aynen robot gibi bilinçaltından hareket ederek gidiyorum mutfağa. Annem dolap diyor ben başlıyorum buz dolabının içinde aranmaya.
11 Ağustos 2008, 21:14 tarihinde.
Bende şu çok olmuştur: Bir arkadaşla bir yerde buluşacağım zaman onu son gördüğüm şekliyle kılık kıyafetiyle arardım. Böyle olunca kesinlikle göremezdim. Her defasında onlar beni görürdü.
Evde bir şey lazım olsa mesela şampuan, kafamdaki hatırladığım bir şekli ararım koskoca şişeyi göremem. Rengi başkadır, şekli başkadır.
Bunlar ise algıda seçicilik meselesiyle ilgili.
18 Eylül 2008, 10:09 tarihinde.
Dinlemek önemlidir fakat insanlar kendi anlamak istediklerini anlıyorlar anlatılanı değil. çünkü zihnimiz kendimizde kalıyor kendi düşündüklerimiz kendi kabullerimiz ve doğrularımızda yaşıyoruz.
Her şey kendi şartlarımızda yaşadığımızla ilgili anlatılandan kendimizce ilgili olanı algılıyoruz da ondan.