Neremizle Dinliyoruz?
Başlık yanlış anlaşılmasın. Yani aklımızla, şuurluluğumuzla, üst bilincimizle mi dinliyoruz? Yoksa işi bilinçaltımıza mı bırakmışız, kulaklarımız işitiyor, bilinçaltımız şimdiye kadar bizzat yaşayarak veya tanık olarak kazanmış olduğu tecrübeler ışığında otomatik tepki göstersin diye bekleyiş içinde miyiz?
İkincisini daha çok yaparız. Düşünme, yorumlama, analiz etme, sorgulama tembeliyiz. İşi bilinçaltına bırakma durumunda bir kediden, bir sincaptan farksız durumdayız. Çünkü bilinçaltımızın aklı ancak o kadardır.
Örnek:
Bir köyde yel değirmeni inşa edilecekmiş. Köylüler su ile çalışan değirmeni biliyor. Başka tür bir değirmen onlara ilk defa anlatılıyor.
Bilirkişiler köylülere her şeyi izah etmiş. Rüzgâr pervaneleri döndürür, çarklar şöyle çalışır böyle çalışır vesaire.
Sonra dikkatle dinleyen köylülere sormuşlar: Bir sorusu olan var mı?
Bir köylü atılmış:
Her şey iyi güzel ama bu değirmenin suyu nereden geliyor?
İşte olay budur. Dinlediğimizi sanıyoruz. Oysa dinlemiyoruz. Değirmen denince, bilinçaltımızda ne kayıtlıysa dinleyeceğimizden alacağımız o kadardır. Su duymamız gerekiyordu, duymadık. Doğal olarak sorduk. Bu değirmen nasıl çalışacak su olmadan? Oysa adamlar her şeyi anlatmıştı. Biz dinlediğimizi sanıyorduk. Anlamadığımızın farkında bile olmadan “anladım” diyorduk. Teşekkür ediyorduk.
Kategori: Bilinçaltı |
Etiketler: Bilinçaltı, bilinçaltı nasıl çalışır, şuurüstü