2. Adım 9
19 Nisan 2008 kategori: 21 Günde NLP |
Duygularınızı tek tek tanımayı hiç düşünmüş müydünüz?
3/6 - Hedefi duygularla ifade
Hedefinize ulaştığınız gününüzdeki halinize şimdiden konsantre olup o doyumu anlamaya çalışın. Böylece hislerinizi anlamaya, tanımaya gayret edin.
Bu çalışmalarınızı daha başka alanlara yayın. En kolaylarını seçin. En son tatiliniz olabilir, iyi bir dostunuzla geçirdiğiniz keyifli bir gün olabilir. Zihninizde canlandırmaya, görmeye çalışın. Buradan edindiğiniz alışkanlığı, geliştirdiğiniz bu yeteneği henüz yaşamadığınız gelecekteki hedefleriniz için uygulayın. Zihniniz böylece gelecekle ilgili tasarımları önceden hayalen yaşayıp başarılı olma hissini “konusuna göre, hedefinize göre” önceden hissedebilmenizi o tadı alabilmenizi öğrenir. Bu sizde bir yetenek halini alır.
Bütün bu çalışmalar ne işe mi yarayacak? Hedeflerinize sıkı sıkı sahiplenmenizi sağlayacak. İnancınızı kuvvetleştirecek. Başarılı olmak için beynin ihtiyacı olan bağlantıların kurulması gerçekleşir. Sizi içinizde hayalen yaşadığınız deneyimden gerçek hayatta somut deneyimler oluşturmaya götürür.
Bu şekilde pek çok düşünce, çağrışım birbirlerini tetikler. Zihninizde yeni kanallar açar. Hedefinizi başarıyla gerçekleştirmenizde bambaşka ilhamlara sahip olursunuz.
7. adımda bu tür yetenekleriniz çok güçlenmiş olacak.
Yapıcı sorular:
Kendinize öyle sorular sormalısınız ki bunlar hayallerinizi aktif hale getirsin. Harekete geçirsin. Sorulara cevaplarda dikkatli olun. Sözlü olmakla yetinmeyip hayalinizde his olarak da cevap verin. Sevinç, heyecan, tatminlik, hayranlık.. bunları hayalen gerçekleştirmeye çalışın. Sorulara cevap olarak.
Bir soru örneği:
Diyelim ki hedefime ulaştım. İspatı nedir?
(Çünkü artık yürüyebiliyorum/ çünkü artık bir işim var/ çünkü artık o kişi ile barışmışım/…)
Bu çalışmamızda temel “duygularla ifade / duygu cevap” idi.
Hani bazen çocuklara kaş göz işareti ile bir şeyler anlatılır. Mutlu bakış, onaylayıcı bakış, tehditkar bakış.. bunlar duygu ifadeleri, duyguların yüz mimikleriyle iletilmesidir. Sözlerden çok daha fazla işe yarar çoğu zaman.
Bütün bunlar bize ne kadar apayrı uygulamalar olarak geliyor öyle değil mi? Acaba kendimizi her yönümüzle tanımak hoşumuza gitmiyor mu? Gerçek kuvvetin en soyut alanlarımızda olduğunun belki de hiç farkında değiliz.
Etiketler: duygu iletişim, duyguları tanıma tanımlama, hedefi duygularla biçimlendirme
9 Haziran 2008 - 17:00
9 Haziran - 19 Nisan = 51 gündür bir ayağımız havada kalmış, adım atmamışız

Bu yazıları okuyorum ama somut bir getirisi olacağını düşünmediğim için pek de inanmıyorum. Soyut, soyut,.. da bir yere kadar
9 Haziran 2008 - 17:16
Neden bu kadar ara verdim iki sebep:
1- Hiç kimse yavaş gidiyorsun demedi. Fazla ara verince kimse bir şey demiyor ben de sanıyorum ki kimsenin pek umurunda değil onun için bu sefer fazla ara verdim.
Aslında NLP ile çok ilgiliyim. Yani ilgiliyim derken merakım, ilgim var demek istedim.
2- Takip ettiğim kitap İngilizceden tercüme. Ama hayatımda gördüğüm en rezil tercüme. Her satırda sinirlerim bozuluyor. Soğukluk oluştu. NLP’ye değil, izlediğim kitaba…
Soyut meselesi:
Haklısın. Öyle olmamalı. Kitapta her şeyi gereksizce fazla uzatılmış. Tekrarlar da çok. Kısaltmaya çalışıyorum. Bunu yaparken bir yandan bozuk tercümeyi düzgün Türkçeye çevirmeye çalışıyorum. Kitabın tamamı bitince çok daha iyi anlamış olacağımdan dolayı o zaman en baştan ele alarak daha kısa, çok daha yapıcı yazmaya çalışacağım.
Bunu becerebilirsem 21 adımı 21 günde tek tek ele alabilirim.
Ama öncelikle, başladığım gibi kitabı bitirmem şart.
Bu gidişle 20 yılda biter mi acaba?
Yok şimdi kolları sıvayıp en azından haftada iki adımı bitirmeliyim.
(Ben “adım” diyorum. Kitapta “gün” deniyor.)
Konu ile ilgili yorum yazmasalar bile takip edenlerin arada bir “takip ediyorum” gibi mesajlar yazmaları iyi olur.